15 Temmuz 2007 Pazar

Taş ve Ten - 2

"Peki ama bu mektup altı ay önce elime ulaşmış olsa ne olacaktı ? .... Besbelli ki geçmiş bazı durumlarda ölü zamanlardan oluşuyor. Yazılışından ya da postaya verilişinden altı ay sonra gelen bu mektup da ölü bu yüzden "
"Suskunluğun ihanetine uğramıştım. Beni çileden çıkaran buydu. Bekleyişim acıya, alevli bir saplantıya dönüştü. O derin sessizliği delmek için posta güvercinleri uçuruyor, denizlere hangi kıyıya vuracağı belli olmayan S.O.S şişeleri sallıyor, bütün posta hatlarında hayali kentler ve kişiler yaratarak telesekretelere dilsiz öfkeler ve numaralar bırakıyordum. Kısacası elimdeki bütün eski iletişim yollarıyla büyülü, hileli ve olanaksız son icatları denemekten usanmıyordum.
Sonra yavaşça yoruldum. Kendime fazla güvenmiş ama yazık ki yanılmıştım...Kış başında erken çöken akşamlar ve yalnızlık dayanılmaz oldu."
"Bir mektup neyi değiştirebilir ki ? Beni karmaşık yollara saptıran ve yüreğimde tek bir ışıklı köşe bırakmayan sıradan bir dağıtıcı dünyada benim gibi bir kadının yaşamakta olduğunu ve o kuruntulu bekleyiş günlerimde kendime uyguladığım şiddeti tahmin edemezdi.Yarı karanlıkta oturmuş, telefon tellerinde pinekleyen siyah kuşları izlerken, kapımı çalmasını nasıl istediğimi de ...."
Ve bahar geldi...
"Bundan böyle durup dururken çatıya yuva yapmış gelincikler ya da kırlangıçlar hakkında konuşabilirim. Beni hiç ilgilendirmeyen şeyler anlatan komşularımı sabırla dinleyebilirim. Hiç tanımadığım insanları içtenlikle selamlayabilir, yeniden uzun yürüyüş ve yolculuklara çıkabilirim
Gerekirse geri geri de gidebilirim.."
"Evet oraya dönmeliyim. Taşların yüreğine. Çünkü sadece onlar uysallaşıyor ellerim dokunduğunda.. BİTTİ
Taş ve Ten / İnci Aral / 2004

Hiç yorum yok:

ooo kimler gelmiş

Hakkımda

İst-Kays., Türkiye
Mimarlık mezunu, devlet üniversitesinde hem Araştırma görevlisi olan hem de doktora yapmaya çalışan; 30 yaşına merdiven dayamış ( dayamakla kalmamış aşmış ) halen bekar olan ve eğitimi tavan yapmış olsa da sıradan kadınsal kaygıları olan bir bayanım :)))