29 Temmuz 2007 Pazar

Malina..1

72 68 93 ... Kimsenin cevap vermeyeceğini biliyorum, ama benim için önemli olan bu değil. Yalnızca Ivan ' da, onun perdeleri kapalı evinde telefonun çalması; ve zil sesi Ivan'a ait olan herşeye şöyle demeli: Benim, ben telefon ediyorum !! Bu numarayı çevirebildiğimden bu yana hayatım nihayet akışını durduruyor; artık çaresiz güçlüklerle karşılaşmıyorum, ne ilerliyorum ne de yoldan çıkıyorum; çünkü nefesimi tutuyorum, zamanı durduruyorum, telefon ediyorum, sigara içiyorum ve bekliyorum.....Ivan'ın dönmesine daha 60 sigara var...
Telefon bir kez daha çalıyor ve eğer gerçekten Ivan'sa henüz ölmüş olmak istemiyorum..Onu duyduğum ve onun da beni duyduğunu bildiğim sürece hayattayım..


Telefonun önünde yere diz çöküyorum..Tıpkı seccadesine kapanan bir müslüman gibi, nasıl telefonun önünde, alnım parkeye yapışık, yere çöktüğümü o da asla görmemeli..

İşte benim Mekkem, benim Kudüsüm ! Bütün telefon aboneleri arasında yüce bir varlığın seçtiği kişiyim, ve benim numaram 72 31 44 çevriliyor...

Çünkü Ivan, artık her kadranda ezbere çevirebilecek kadar beni biliyor, numaramı saçlarımdan, dudaklarımdan ve ellerimden daha kolay buluyor...

Malina / Ingeborg Bachmann / 1971

28 Temmuz 2007 Cumartesi

Alıkım Alıksın Alık

Bunaltıcı yaz sıcaklarının ardından şimşek çakıyor yağmur yağıyor.. Arap kızı da camdan bakıyor.. ( O da ben ) Yaz stajında iyice yandım tam bir arap kızı oldum zati.. Neyse konumuz o değil şimdi konumuz bu cumartesi akşamı yine benim ekilmiş olmam..
Ben sanırım iyice alıklaştım ya da yıllar geçtikçe ıQ um geriledi..Şu Buffy denen yaratık beni bu cmtsi de ekti.. Yarabbim neden hayatım ikizler erkeklerinin düzenbazlıkları ile geçiyor ???
O kadar yorgunum ki ben bu işlerden alıklaşmak istiyorum belki de.. Dediğine inanmak istiyorum ..Gerçek aklım diyor ki.: bu şapşal şu anda ürgüpte nişan var diye seni ekti... Nişan sanki mağarada oluyormuş gibi turkcell hattının çekmeyeceğini birde avea şarjının bitmek üzere olduğunu belirtti.. Ben de kendisine ç..ş devenin bale pabucu şeklinde cevap verdim..Ama gerçekten de şu an kendisinden ses yok.. Tcell çekmiyor ( artık ayda bile çekecek nerdeyse ) öbürü de kapalı..!!!
Ancak ben yanındayken işyerindeki adamlarla cümbür cemaat plan yaptılar .. Şu saatte buluşalım sen şuraya gel vs.. Bütün inşaat hanzoları bir araya geldiler mağarada dansöz mü oynatıyorlar acaba ... derkeeeeen şu anda aradı kendisi.. saat : 22.31:
-canım napıyosun burası çok güzel ( arkada tam tum sesler geliyo ) burayı tam öğreniyim seni de getircem..
-hım ne güzel bsk aradı bulamamış seni telin kapalıymış. ??? !!!
-kapalı diil cnm burdan çekmiyoo
-hımm ben de dedim zaten o MAĞARADADIR çekmiyo diye..
sessizlikkk...
-iyi cnm ben gene ararım
-biiiiip
Senaryo yazmıycam
Ben artık şüpheci biri değilim.
Ben artık detektifçilik oynamıyorum
Bütün polislik oyunlarını T..a da bitirdim.. ( kendisi de oldukça ikizler bir kişilikti ) İpliğini pazara çıkarmak yada üstelemek neye yarıyor ? Geceler boyu uykusuzluk, sinir bozukluğu ve denge kaybından başka...
Ben artık bir alıkım
Alıkım alıksın alık...

24 Temmuz 2007 Salı

Yaz stajı


Öğrencilerin yaz stajı devam ediyor... Biz de başlarındayız.. Yoruldum iki haftadır incesu ilçesine günübirlik gidip geliyoruz..Keşke orda kalsaydık.. O kadar eski ve o kadar tarihi ki evler; sokaklar...

Çocuklar ölçü alıyor, sokak silüeti çiziyorlar daha sonra da onaylanırsa restorasyon projesi başlayacak..Güzel bir safranbolu örneği olabilir.. Evlere yazık olmasa bari.. Yoruldum..

Buffy de pek iyi değil bu aralar...Umarım kendine gelir en kısa zamanda...

22 Temmuz 2007 Pazar

haydi millet uyanın ...

Haydi millet uyanın oy kullanmaya... ( Öğlen olmuş yahu ne uyanması ) Herneyse ben şimdik bizimkilerle gidiyorum ... Ulu Önderimizin izinde Cumhuriyetin koruyucusu olarak sonsuza dek bağımsız bir ülke için...

21 Temmuz 2007 Cumartesi

Öfke...

Öfkeliyim... Özel bir nedeni var mı ? Aslında yok gibi..

Bütün gün okulda hiç kimse yokken bıcırıkla beraber oturup akşama kadar web sitesini yapmak daha doğrusu tamamlamaya çalışmak olabilir mi ? Tam değil..

Buffy'nin kendi kendine plan yapması olabilir mi ? Siz filme gidin ben de çıkışa gelirim deyip sonra da arkadaşlarıyla sinemaya gitmesi olabilir mi ? Biraz

Az önce ege geceleri web sitesindeki bilmemne holdingin kızıyla, hödödö velihatının çeşme ve kuşadasındaki düğün ve kınagecesi haberleri olabilir mi ??
O haberleri okurken gözümün önüne T..a nın sevgili babası ve kendinin bilmemkinin kızıyla resim karelerinde gözümde canlanmasıyla delirmiş olabilirmiyim ?? Sanki...

Bugünün cmtsi olması benim bu saatte bu şehirde pc başında olmam ve T..nın orada bir yerlerde rainde yada çeşme velox da olma ihtimali olabilir mi ? O da var...
Buffy'nin bu saatte film ara vermiş olma ihtimaline rağmen aramamış olması ... Onu da ekleyelim..

Bilmemne zincirlerinin kızı olmadığım ve olma ihtimalimin sıfır olduğunu da işin içine katarsak öfkeli olmamda haklıyım sanki...
Neyseki artık O'nu cumartesileri Çeşme'ye mi gidecek yoksa Bodrum'a mı diye düşünüp sabaha kadar telefonun başında kriz geçirerek beklemiyorum .. Tabi O da benim ne yaptığımı bilmiyor..
Geçen yaz ki kabus akşamlar hala aklımda..
Ayrılmamızın tek iyi yanı....... Buldum

17 Temmuz 2007 Salı

Olsa da olsa....

Biri gelse, bana kollarını açsa, kedi yavrusu gibi ensemden tutup kargaşadan çıkarsa ... Bana sonsuz sevgisini verse kocaman olsa gövdesi olsa, başım omzunda minicik kalsa...
Yanında beni sımsıkı sarsa, yanımda değilken gölgesi hep üzerimde olsa...
Hayatımı teslim etsem güvenle , şefkatle, tutkuyla.....Baba olsa, abi olsa, tutkulu bir sevgili olsa, çocuk olsa, dostum olsa..Olsa da olsa..
Dünyayı kurtaran adam nerde ?? Buffy sen misin ??

15 Temmuz 2007 Pazar

Yalan= Kamufle, yumuşatma, yer değiştirme ???

Bugün Buffy 'ye bazı gerçekleri hafifçe değiştirerek anlattım....Ne zaman soracak diye düşündüğüm İzmir havaalanında karşılaşma sahnesini ; T..a nın beni sarılıp, karşılamasını günün birinde anlatacaktım elbette ?
Konusu ve yeri geldi bugün, ben de sivri köşeleri olabildiğince yumuşatarak; bazı şeyleri kamufle ederek, yer değiştirerek ve bitiş şeklini de tam tersine çevirerek anlattım...Dürüst olmak gerekirse, kelime oyunu yapmaya gerek yok kallavi yalan söyledim..!!!
İnandı mı ? Bilmiyorum.... Olsa olsa inanmak istemiştir...
Ya inanmadıysa ?? O zaman çok kötü....

Taş ve Ten - 2

"Peki ama bu mektup altı ay önce elime ulaşmış olsa ne olacaktı ? .... Besbelli ki geçmiş bazı durumlarda ölü zamanlardan oluşuyor. Yazılışından ya da postaya verilişinden altı ay sonra gelen bu mektup da ölü bu yüzden "
"Suskunluğun ihanetine uğramıştım. Beni çileden çıkaran buydu. Bekleyişim acıya, alevli bir saplantıya dönüştü. O derin sessizliği delmek için posta güvercinleri uçuruyor, denizlere hangi kıyıya vuracağı belli olmayan S.O.S şişeleri sallıyor, bütün posta hatlarında hayali kentler ve kişiler yaratarak telesekretelere dilsiz öfkeler ve numaralar bırakıyordum. Kısacası elimdeki bütün eski iletişim yollarıyla büyülü, hileli ve olanaksız son icatları denemekten usanmıyordum.
Sonra yavaşça yoruldum. Kendime fazla güvenmiş ama yazık ki yanılmıştım...Kış başında erken çöken akşamlar ve yalnızlık dayanılmaz oldu."
"Bir mektup neyi değiştirebilir ki ? Beni karmaşık yollara saptıran ve yüreğimde tek bir ışıklı köşe bırakmayan sıradan bir dağıtıcı dünyada benim gibi bir kadının yaşamakta olduğunu ve o kuruntulu bekleyiş günlerimde kendime uyguladığım şiddeti tahmin edemezdi.Yarı karanlıkta oturmuş, telefon tellerinde pinekleyen siyah kuşları izlerken, kapımı çalmasını nasıl istediğimi de ...."
Ve bahar geldi...
"Bundan böyle durup dururken çatıya yuva yapmış gelincikler ya da kırlangıçlar hakkında konuşabilirim. Beni hiç ilgilendirmeyen şeyler anlatan komşularımı sabırla dinleyebilirim. Hiç tanımadığım insanları içtenlikle selamlayabilir, yeniden uzun yürüyüş ve yolculuklara çıkabilirim
Gerekirse geri geri de gidebilirim.."
"Evet oraya dönmeliyim. Taşların yüreğine. Çünkü sadece onlar uysallaşıyor ellerim dokunduğunda.. BİTTİ
Taş ve Ten / İnci Aral / 2004

Taş ve Ten-1

Uzun zamandır okuduğum kitapları küçük notlarla arşivlemek istiyordum.. Bazı denemeler yapsam da başarısız oldu bugüne kadar.. En iyisi bloguma yazmak diye düşündüm... Beni etkileyen , ruhuma işleyen cümleler, tanımlamalar buraya yazacağım artık..Okuduklarımın da belleğimin derinliklerinde kaybolup gitmelerine izin vermeden.. Bu güneşsiz pazar, uygun bir gün oldu sanırım..İnci Aral'dan başlıyorum..

"Tutku dolu bir gece değil bu: Hayata yeniden başlamayı ve herşeyi silip yepyeni biri olmayı istemekle bunu yapamayacak olmanın acısını öpüşleriyle içime akıttığı bir gece."

"Bekleye bekleye güneşlerimiz eskidi. Onun hayatıma bir göktaşı gibi düşüp, yakıp yıktıktan sonra kül olduğunu düşünüyorum "

"Babaannemin ölümü, hayatımın bir dönemini kapatan perde gibi iniyor üzerime, ölüm heryeri kaplıyor, heryere siniyor.."

"Ona duyduğum ilginin ender bulunan bir bitkiye duyulan ilgiye benzediğini düşünüyorum. Güzel, bakımlı, gösterişli ve biraz tuhaf."

Taş ve Ten / İnci Aral /2004

12 Temmuz 2007 Perşembe

Yo-rul-dum

İst'a doktora kaydı için bir günlüğüne gittim. Sabah uçakla gidip akşam da ne olduğu belirsiz bir otobüs firmasıyla dönme hatasında bulundum... Dönüş yolculuğum bir kabustu..... Sanki dünyanın bütün insanları toplaşmış istdan buraya geliyor, heryer tıklım tıklım dolu..
Be kardeşim naparsın çarşamba günü bu şehirde !!
Kayıtlara kadar herşey normaldi, hatta orada kendime bir kanka buldum denebilir, ilerdeki işlerimi kolay halledebilmek için, bir kelaynak kuşu kılıklı çocuk 35. madde ile ilgili bir gaf yapıyodu nerdeyse ama ben kamufle etmeye çalıştım.
Sonra kabus başladı; bir öğleden sonraya bilet işi, rezervasyon, 4. leventteki outlet kozmetikçiye gitme ve sonra da istinyede yaltunla balık yeme sevdası herşeyi birbirine kattı..
Sonuç olarak hepsine de yetiştim ! Biletimi gece 24.00 e aldığım için mutluydum..Ne de olsa bol bol dedikodu yapacak zamanımız vardı.Ama bu kadar baştansavma bir firma olduğunu düşünemedim...
Gidene kadar birçok insanla tartıştım, ortalığı birbirine kattım (Bu kısmını Buffy bilmiyor) Otobüste bir ara sinirden ağladım.. (Sabah nedensiz yere t'yi özlediğim için de) köy otobüsü gibi nerdeyse her durakta durdu ve iğrenç bir filmi sabah ve akşam olmak üzere iki posta kakaladılar.
Muavin kız bana hırçın çocuk muamelesi yapıp sürekli ilgilendi.Sonuçta öğlen olunca ancak geldik. Buffy beni bekliyordu bir çırpıda ona anlattım, doktorayı falan bırakacağım dedim ve eve gelip bayıldım.....Allah'ım bana bütün yolculukları uçakla yapabilme gücü kuvveti ve imkanı ver ! AMİN

9 Temmuz 2007 Pazartesi

Asabiyim ben...

Bugün hem kahkahalarla güldüğüm, hem de sinirimin tepeme çıktığı bir gün geçirdim. Öğleye kadar herşey çok iyiydi, tabi bu arada akşam 19.30 görüşmesinin gerginliği de vardı. Öğlen bi telefon çaldı ve o an biz koptuk.. Çünkü benim odam talip akınına uğramıştı ...:) Bir bankacı teşrif etti, damat adayımız..kendini tanıttı .. benim bu arada gözüm telde Buffy aramasın diye..
Neyse arkadaşı yolladım, öğlen önce güzel sanatlardaki tenor bozuntusunu paraladım.. (Beğenilmekten kaynaklanan geçici bir güvenle ) Çocuk neye uğradığını şaşırdı.. Sonra sırada Buffy vardı.. Aslında onun hiçbir suçu yoktu, ama benim sanırım teldeki gerginliğimden bişeyler anladı ve üzerime geldi....Annemle gezmeye gitme hikayesi uydurmuştum..İnanmıyor gibi konuşunca" sen de herkesi kendin gibi mi sanıyorsun " diye onu üçkağıtçı, düzenbaz yerine koydum. Bozuldu... :( Senin de teyze, amca hikayelerini kurcalayalım mı dedim... Kötü bir konuşmaydı..
En kötüsü 19.30 görüşmesiydi ki ben bir kez saha kimseyle okuldaki odam dışında görüşmemeye yemin ettim !!
Bir facia, fatal error, dünyada iki cihan bir araya gelse, bir araya gelemeyecek iki kişi bugün karşılıklı çay ve kahve içmek zorunda kaldı !!
Bir de boş yere Buffy'i sinir ettim...Zaten bu saate kadar da aramadı..
Herkese sinir oluyorum.. Herşey t'nin yüzünden !!! O gelmiş olsaydı tüm bu saçmalalıklarla karşılaşmayacaktıııım !!!!! Bugün en çok da ona sinir oldumm !! Ruhu duymasa bilee

8 Temmuz 2007 Pazar

Hamam sefası üstü + öpücük

Güzel bir haftasonuydu... 07.07.2007 tarihli düğünümüze teşrif ettikten sonra, kokteyle katılıp akşam da arkadaşlarla hilton roofa çıktık... Buffy ye kızmıştım aslında..
Bugün de bırcıkla beraber hamam sefası yaptık.. 25 yıl aradan sonra ilk defa :)
Anladığım kadarı ile görüntüler pek değişmemiş..Bir güzel yıkandık, natır teyze derimizi yüzdü.. Hala popom acıyor pc başında oturamıyorum..
Sonra Buffy'ye şımardım.. Bana küsmüş, biraz sevdim onu... Veeeee benii öptüüüüüü!!!! Sonundaa.. Bu öpüş sonunda karar verdim ki bir akrep burcu olarak benim evlenebileceğim kişi olabilir... ( Tutku bağlamında ) !!! Neyse hemen yelkenleri suya indirmeyelim, ne de olsa bir ikizler ve her an herşey olabilir....

4 Temmuz 2007 Çarşamba

Supermen yol yardımı...


Bu sabah olan oldu, benzin bitti yolda kaldıım !!! Bir haftadır benzinsiz dolaşırsam olacağı buydu.. Dörtlüleri yaktım üniversite yolunda bekliyorum..Tabiki süper kahraman Buffy i aradım. On dakika içinde geldi.. Bir şekilde çözdü .. Ben de ona süpermen hayatımı kurtardın dedim.. !! Sus yalancı diyor bana..
Ona bir otlu tost ısmarladım.. Yeni görevler seni bekliyor dedim.. Bugünkü parkuru başarı ile geçtiniz. !
Ayşe Arman bir yazısında diyor ki " Ben hep hayatımı kolaylaştıran erkekleri sevdim "

Ben de sevdim onları.. Oysa ki dün akşam gene gözyaşlarım t için akmıştı.. Arabada beklerken dedim ki o kadar ağladın ettin eee nerde ?? gelebilecekmiydi şu an yanına.. Seni kurtarabilecekmiydi bir zor durumdan.. Bak nasıl yetişti sana Buffy!!
Hayat garip gerçeklerle dolu, insanın bazen gözüne gözüne sokuyor resmen... Buffy bu kadar kısa sürede benim o kadar sorunuma denk geldi ki.. O kadar da üzerine gitti.. Ufal tefek de olsa onları es geçmedi... Hayatın önemli bir gerçeği aslında..
Bir kadın daha ne istemeli ki ? Her an görünmez bir elin onu kurtarabileceği hissi, arkasında onu izleyen bir gölge, onu güldüren eğlendiren, öpen, sarılan bir süper kahraman..!!
İsteyince yanıbaşında bitiveren.. O kadar yabancı ki bana , isteyince sevdiğinin elini tutabilme duygusu...
Hep yolları gözledim çünkü.. Hep belliydi ona sarılabileceğim zamanlar.. belli ve kısıtlı...
Yanımda olan bir süperkahraman daha güzel sanki .. Peki ben niye ağlıyorum ?

3 Temmuz 2007 Salı

Doktora ....Cappadocia ...

Aylarca süren debelenmeler, 35. madde , yönetmelik derken sonunda sonuçlandı ve hepimiz rahat bir nefes aldık...Doktoramın kabulünü itüde arzettiler. Aslında ben ne o derslere gitmek istiyorum, ne ödev yapmak ne de tez yazmak istiyorum.. Yeter ki okulda şanım yürüsün..Aman kariyerime zeval gelmesin... Yapı kürsüsünün birick doktora yapan asistanı olayım ...
Tıfıl asistan diye bağıranlara omzumun ucundan şöyle bir göz süzeyim.. Doktora yapıyorum diye gezineyim ..Herşey göstermelik..

Tek gerçek akşamki konserin güzelliği idi.. " A starry Night in Cappadocia " Tekfen flarmoni orkestrasının Zelve açıkhava müzesindeki konseri görülmeğe değerdi. Sahne dekoru olan kayalıklar aynı zamanda müthiş bir akustik performans sergiletti. Perilerin dansı peribacalarındaydı dün.... Çok serindi, çok üşüdüm, soltarafım rüzgara açıkken, sol yanım Buffy' nin kollarında ısındı... Tüm gece sarıldım.. Gökyüzünde yıldızlar parlaktı..
Dönüşte bir de kutlama için bana kadeh kaldırdı.. ne de olsa mutlu haber onun yanında gelmişti..Hakkıydı...


ooo kimler gelmiş

Hakkımda

İst-Kays., Türkiye
Mimarlık mezunu, devlet üniversitesinde hem Araştırma görevlisi olan hem de doktora yapmaya çalışan; 30 yaşına merdiven dayamış ( dayamakla kalmamış aşmış ) halen bekar olan ve eğitimi tavan yapmış olsa da sıradan kadınsal kaygıları olan bir bayanım :)))